insanın kendi bilgisayarında film ya da dizi izlemesi kadar güzel birşey yoktur sanırım. Tam heyecanın ortasındayken, kalemi koparırcasına tutarken, kalbimiz kompresör gibi çalışırken tutup araya bilmem neyin sunduğu dizi/film reklamlardan sonra devam edecek gibi bir mecburiyete maruz kalmıyorum. Heyecanı bölmek istediğim yerde kendim bölüyor, kendi filmimi kendim sunuyorum.

Hele ki Kurtlar Vadisi izlerken bu durum daha belirgin oluyor. Tam Polat silahı kaldırmış adamı vuracakken Atiker midir nedir çıkıp geliyor karşımıza? Sinirden tüylerim kalkıyor. Öyle bir duruma geldi ki ATK plakalı araçları yakasım geliyor. O derece yani 🙂 Diğer dizilerde de durum farklı değil hani. Altınbaş Binbir Gece’yi sunar, başkası da başka bir diziyi. Hepsinde heyecan dorukta kesilir bırakılır.

Ben peki bilgisayarda hangi diziyi izliyorum diye soracak olursanız Prison Break derim. Lost’u sadece birkaç bölüm dışında (en baştaki bölümler) izlemedim. Çünkü bana Prison Break kadar heyecan vermemişti. Prison Break’da herşey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Günde en fazla iki bölüm izliyorum. Çünkü fazlası zarar verebiliyor. Benim huyumdur birşeyi kurutana kadar, sömürene kadar çok açık söylemek gerekirse işin kakasını çıkarana kadar o şeyi devam ettiririm. Bunun da kakasını çıkartmamak adına limit koydum kendime.

Bir taraftan geceleri dizinin bölümlerini indiriyorum, diğer taraftan ertesi gün akşam izliyorum. Rapidimiz de var şükürler olsun Allah’a. Ablamla birlikte sömürüp duruyoruz 😀 ” Kıtlıktan mı çıktın” sözünü atalarımız aslında bize söylemişler. Üstüme alınıyorum şahsen.

Dikkatimi çeken bir diğer husus da yabancı dizilerin ilk bölümden itibaren izlenmediğinde hiçbir tat vermemesidir. Mutlaka ama mutlaka sezon-1, 1.bölümden başlanmalıdır izlemeye.

Author: Hamdi Yaman

1987 yılında gözlerimi açtığım şu küçük dünyada 2006 yılından bu yana blog yazıyorum. İnternet dünyasının bugünü ve yarını hakkında her zaman ilgili olmuşumdur.

10 comments

Yabancı dizileri başından itibaren izleme kısmına katılıyorum. Ortasından başlamak keyif vermiyor zaten. Bu ne, şu ne diye olay kopuyor izlerken.

Bir önemli bir fark var yabancı diziler ile bizim dizilerimiz arasında. Yabancıların senaryosu bizimkilerin duygusallıkları ön planda. Ağla, nefret et, intikam al v.b. nereye kadar? Tamam, bunlar da olacak ama ikinci planda olsa daha iyi.

Prison Break’in de hakkını verelim, plan çok iyi. 🙂

Prison break bencede izlenesi bir dizi fazla izlendiği zaman etkisinden kurtulmak biraz zaman alıyor ama izledikçe izlettiriyor kendini 🙂 CNBCE sağolsun bizim için her perşembe 21 de gösterim yapıyor 🙂 herkezlere tavsiye ederim 😉

Bence Prison Break’i bitirdikten sonra bir de “Heroes”i dene derim ben sana. Gerçekten güzel bir dizi. Ben üçünü de seyretmiş birisi olarak sana öneririm. 🙂

Valla Lost’un ilk sezonunu yaklaşık 10 saatte filan bitirdim. Bağımlısı olmadım, bulursam izlerim 🙂

Benim favorim dizilerim Prison Break ile How i met your mother.. Gerçekten bu yabancılar bu işi biliyorlar.Bir de bizdeki dizilere baksanızza.Bir de evet en başından izleyin yoksa hiçbirşeye benzemiyor.

Dizi bağımlısı olmayı sevmiyorum. konu bir sonra ne olacak diye merak etmekten hoşlanmıyorum.

”Mutlaka ama mutlaka sezon-1, 1.bölümden başlanmalıdır izlemeye” çok doru demissin yaman abi ben de prison break izlemeye 2,1 den başlamıştım bir kaç bölüm izledim bıraktım hemen 1, sezonu buldum… şimdi 1, izliyorum 16 ya fln geldim galiba… harika bi dizi. Fakat ben biraz geride kaldım tabi 🙂

lost ve prison break izleyicisiyim. ikiside kendi kategorilerinde iyiler fakat benim favorim prison break 🙂

Bu ve diğer sitelerde yapılan olumlu yorumlar nedeniyle bende Prison Break dizisinin dvdlerini temin edip izlemeye karar verdim… Umarım pişman olmam 🙂

Bir cevap yazın

*