
h-yaman.com,Hemen Host sunucularında barındırılmaktadır.


Söylenecek çok fazla şey var aslında. Uzun bir aradan sonra Türk takımı yine Avrupa’da manşet oldu. Sevillalı kuzucuklar pek çok konuştu maç öncesinde. Hatta teknik direktörleri Fenerbahçe’nin oyununu beğenmemişti bile. Sonrasında takımın başkanı stadı bir cehenneme çevirmelerini istemiş taraftan. Yavaş, ne oluyor? Birçok Fenerli’nin düşündüğü gibi ben de Fenerbahçe’nin eleneceğini düşünmüştüm. Bu arada ben Beşiktaşlıyım en koyusundan. Ama ne fark eder ki? Fenerbaçe de bizim takımımız. Maç başldıktan sonra atmosfer güzeldi. Ama ardı ardına gelen goller acaba Sevilla farka mı gidecek diye yüreğimizi ağzımıza getirdi. Ama Allah’tan tam tersi oldu. Fenerbahçe toparlanıp golü buldu. Ve sonrasında hep bir umut vardı tur için. Heyecan dolu dakikaların ardından maçın kahramanı Volkan sahneye çıkıp penaltılarda rakibe nanik yaptı. Çok da hoş oldu. Biz bu günleri görmeyi çok özledik!
Etiketler
fenerbahçe, futbol, spor, yorumBaharın geldiği ciddi anlamda fark ediliyor. Güneş daha bir ısıtıcı olurken mükemmel havanın tadını çıkaran bizler sokağa dökülüyoruz. Arabayı bırakıp motora yoğunlaşıyor keyfimize keyif katıyoruz. Keyfimizi tek etkileyen elbette bu değil. Başlıktan da anlaşılacağı üzere dün akşam 137 haftadan sonra liderlik koltuğuna oturan Beşiktaş da keyfimize keyif katıyor.
Etiketler
beşiktaş, futbol, hayatMaziye şöyle bir bakış atınca hatırladım ki eskiden biz mahallede futbol oynardık. O zamanlar şimdilerdeki gibi her yerler bina değildi. Yeşillik idi, çayır idi, çimen idi… Halı sahalar da bu kadar yaygın değildi. Onun için iki taştan kale yaptığımız, çimenlik bulduğumuz yerde oynayıp fantaziler kurduğumuz eğer yoksa evin önündeki yolda kağuşlandığımız günleri hatırladım bir anda. Şimdiki ukala veletler bilmez bunları.
Etiketler
dişican, futbol, kişican, veletcanKlasik bir cumartesi gününü hemen birazdan geride bırakmanın üzüntüsü içindeyim. Şayet bir gün daha gitti ömrümden. Günün başlangıcı uyanmakla geçti zaten. İş yerinde birkaç saat boyunca esnedim. Geceleri kod yazarsan böyle oluyormuş demek ki, bunun da farkına vardım. Allah beterinden saklasın. Öğle saatlerinde ise bol bol internet üzerinde gezindim durdum. Ayrıca RSS okuyucumda okunmayan ileti bırakmadım. Cevaplanmayan postaları da cevaplayarak kendimle gurur duydum. Şimdi de bir tarafımda monitör diğer tarafımda Real Madrid maçının gösterimde olduğu 37 ekran televizyonum var. Pek mutluyum nedense.
Etiketler
futbol, günlük, yaşam Haftanın geride bıraktığımız kısmında günlüğe pek birşeyler karalayamadım. Bunda hem yoğun geçen bir haftanın temposunun hem de yazacak birşeylerin olmayışının parmağı var. Aslında yazacak konu çok fakat ne yalan söyleyeyim birazcık üşendim
Kendime izin verdim kendi çapımda
Bu hafta haber turunu atlamamın sebebiyse haberlerin az olmasıydı. Önümüzdeki hafta iki haftalık bir haber turu karşınızda olacak. Yazı yazmadık ama yazacak çok şey biriktirdim…
Etiketler
ablam, eren, facebook, fifa, futbol, hayat, macera, Oyun, polisSabahın köründe, horozların daha göbek kaşıdığı, bizlerin ise afyon patlatma çabaları içinde olduğumuz vakitte şu Kral TV’de ne kadar enteresan müzikler çalıyor bilemezsiniz. Sabahın 7’sinde İsmail YK çalınır mı be anam. Yani çıkıp ben söylesem ondan daha iyiydi. Öte yandan D-Smart üzerinde şu an yayına devam eden Animal Planet ise daha da ilginç şeyler yayınlamakda. Yine sabahın o vaktinde maymunlarda üremeyi yayınlıyor terbiyesizler. Çoluk çocuk va, Allah muhafaza görseler durum nasıl açıklanır?
Etiketler
belgesel, blog, fm2008, futbol, günlük, hayat, hayvanat, kokoreç, trafik, yaşam, yemek Birkaç gündür blogumu unutmuş, sadece yorumları onaylamak için girmiş, geç kalkmamdan dolayı güne hızlı başlangıç yapmış ve bunun gibi nedenlerden ötürü de yazı giremedim. Hatta giremediğimin farkına da bugün vardım
Salı günü yaptığımız haber turunu askıya alıp yazacağım makeleleri de şöyle bir kenara aldım. Zaten yazmaya fırsatım da olmadı hiç. Sabahları geç kalkıyor, akşamları ise iftardan sonra genelde dışarıda olduğum için eve geç geliyorum, hemen arkasından da yatağa atıyorum kendimi. Ama bütün bunlar bir yere kadar
Etiketler
ablam, dişican, futbol, motorsiklet, ramazan, yaşam, yemek, yiğitFenerbahçe, dünya çapında markalaşmış Ronaldo, Robetto Carlos gibi futbolcuları kadrosuna katarken diğer yanda kendi tuttuğum takım olan Beşiktaş nerede bitmiş bir futbolcu varsa onu almaya devam ediyor. Sabah Fanatik’de okuduğum habere göre Rüştü ile anlaşma sağlanmış ve onun yanına bonus niyetine Mehmet Yozgatlı’yı da kadroya dahil etmişler. Güler misin ağlar mısın? Rüştü, tecrübeli saygı duyduğum futbolculardan birisidir ancak hem ortam olarak yanlış bir transfer hem de emekliliği çok yakın. Fenerbahçe maçlarında yediği golleri sürekli görüyoruz, çoğu hatalı. Mehmet Yozgatlı’nın da Rüştü’den kalır bir üstünlüğü yok.
Etiketler
beşiktaş, futbol, spor, transferÖncelikle 100. yılında şampiyon olan Fenerbahçe’yi tebrik ediyorum bir Beşiktaşlı olarak. Her ne kadar bu sene Türkiye ligini takip etmemiş olsam da son 3 haftadaki çekişmeyi görmüştüm. Daha önce de bir yazımda yayıla yayıla yer verdiğim gibi Türkiye ligi artık beni sıkıyor. Daha doğrusu söylentiler insanın canını sıkıyor. Sanki şampiyon olan her takım birilerine bağış yaparak büyük rüşvetler yedirerek şampiyon oluyormuş gibiydi. Özellikle bu sezon Beşiktaş’da olduğu gibi. İyi ki şampiyon olmadık değilse çok olaylar çıkacaktı. Zamanı geçti belki ama ben yine de fikrimi söylemek istiyorum; Beşiktaş, Kayseri ile oynadığı kupa finali maçına göre de o kupayı hak etmedi. Ne adına yakışır bir oyun oynadı ne de başka birşey. Şans eseri bulduğu bir golle kupayı aldı. Maç esnasında Yiğit ile telefon görüşmesi yapmış ve “inşallah alamayız” demiştim. Fakat ters etki yapıp kupayı aldık. Sevindim mi? Hayır, bilakis üzüldüm Kayseri adına. Kaldı ki şampiyon olsaydık daha da üzülecektim. Ama iyisi oldu en azından hak etmiş görünen Fenerbahçe şampiyon oldu. Şimdi takımın başına Lucescu gelecek söylentileri var inşallah da olur. Maç faslından sonra herhangibir hazırlık yapamadığım geçmiş anneler gününü kutluyorum, annelerimizin.
Etiketler
alanya, beşiktaş, dişican, eğlence, futbol, macera, msn, spor
Son günlerde Türkiye liginde yaşanan gelişmeler ile ilgili uzun zamandır birşeyler yazmak istiyordum çünkü son günlerde spor camiasında adı “spor” kelimesi ile yanyana gelmeyecek isimlerin yer alması hatta bunların açıklama yapması ve o da yetmezmiş gibi haddini aşıp insanların şeferlerine dil uzatanlardan oldukça rahatsız oldum. Takımımızın son günlerde aldığı puanlar ve Fenerbahçe’nin kaybettiği puanlar sanki kasıtlı yapılıyormuş, içeriden bir el ile yönetilip o puanlar Fenerbahçe’nin aleyhine yazılıyormuş gibi ortalıkta ifşa ediliyor. Bunlara oldukça canım sıkılıyor ve nerede spor haberi görsem hemen kapatma isteği doğuyor içimde. Halbuki bu kadar sıcak bir ligimiz varken neden birkaç kendini bilmez yüzünden mahvediyoruz? Ne gerek vardı Fenerbahçe’nin dün çıkan kararlardan sonra bu kadar ceza almasına? Başkana 1 yıl ve para cezası, o az önce bahsettiğim “Ali Koç” 2 yıl ve para cezası teknik direktör 1 maç… Böyle uzayan giden bir listeye neden ihtiyaç duyduk acaba? Bu olayda suç Beşiktaş’ın mı, Fenerbahçe’nin mi, Federasyo’un mu yoksa hergün ortalığı kızıştıran basında mı?
Etiketler
beşiktaş, futbol, spor