Bloglama konusunda tercihiniz nedir?

Sonuçları Göster

    Rüzgarın yönünü değiştiremiyorsanız yelkenlerinizi değiştirin. Çünkü; dünya sizin karşılaştığınız fırtınalarla değil, gemiyi limana ulaştırıp ulaştımadığınıla ilgilenir.

    Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

  • Şu an sitede 8 kişi bulunmakta
  • Aynı anda en cok 97 kişi sitede bulunmuş
  • Toplam ziyaret sayısı 1767657
  • 1020 yazı mevcut
  • 5227 yorum mevcut
  • 1003 farklı isimden yorum mevcut

h-yaman.com,Hemen Host sunucularında barındırılmaktadır.

Pardus... Özgürlük İçin...
Creative Commons License
eXTReMe Tracker

13

Eylül
2007
Kategori : Benim Dünyam | Bıdı bıdı var
Toplam Okunma: 649 | Bugünkü Okunma: 2

Dün Ramazan ayı ile ilgili bazı şeylere değinmiştim. Akşam ilk teravih namazımızda dün “Küçük veletcanların “kıkır kıkır” güldüğü ve selam verildikten sonra bir amcanın onları tokatladığı veya azarladığı, genelde ön saflarda yer alıp yemekte tıka basa yiyen yaşlı amcaların sesli ve pis kokulu gaz kaçırma olaylarını devamlı yaptığı, ayrıca sarımsak kokusunun da kaçınılmaz olduğu, müezzinin kendinden geçip fazla bağırarak amfiyi bozuduğu, imamın da genelde 20. rekattan sonra namazı karıştırıp yeniden başladığına tanık olduğumuz” şeklinde ifade ettiğim teravih namazı modelinde sadece imamın rekatları karıştırması ve müezzinin amfiyi bozması eksikti. Diğer özelliklerle ilk etabı başarı ile tamamladık :D

Yemek yemeyi çok sevdiğim halde kahvaltı ile de aram bir o kadar soğuktur, sanırım bunu birçoğunuz bilmiyorsunuz. Pazar günleri dışında kahvaltı yapmak benim için bir işkence haline gelirken annemi de sinir küpü yapan bir eylemdir. Ramazan aylarında ise bu durumu sahur vaktinde yaşıyoruz. Yataktan kalkar kalkmaz birşeyler yemek bana çok ters geliyor. Hatta söylemesi pek çok ayıp bu gece sadece bir dilim kek ve bir koca bardak çayı mideme indirdiğimi söyleyebilirim. Evet, sadece bunlardan ibaret sahurda bünyeme dahil ettiğim şeyler.

Sahurda az yediğim için de hali ile çok çabuk acıkıyorum :D İftar’a dünyanın vakti olsa da geri sayıma başladım ben :D İftarda yemeyi arzuladığım şeyleri hayal ediyorum, kafamda canlandırıp açlığımı bir nebze olsun bastırabiliyorum. Arzuladığım şeylerden bir kısmı; tarhana çorbası, patates ve biber kızartması (üstü yoğurtlu olaraktan) veya balık, yeşilinden güzel bir salata, tulumba şeklinde yer alıyor zihnimde. Böyle bir yemeğin ardından çay veta sıcak çukulata kaçınılmazdır tabi ki. Ben arzulamasına arzuluyorum da evimizin daim aşçısı Fatmazade Sultani neler yapacak bilemeyiz :)

Ramazan ayının özelliklerinden birisi de ağız kokularının kaçınılmaz oluşudur. Özellikle iftar vakiten doğru bir kişinin ağız kokusu diğer kişiye yakşalık 5 metre uzaklıktan algılanabilir hale gelebilmekte. Hele bir de toplu taşıma araçlarındaysanız parfüm kokuları ile karışıp daha bir karmaşık hale gelen bu kokular mideyi sarsacak cinstendir. Kokulara değinmişken bir de mis kokulara değinelim.  Camide yaşlı Hacı amcalar, dedeler bulunur her daim. Bu amcalar yanındaki gençlerden birisini; cebinden çıkarttığı kokuyu cemaate sürmekle görevlendirilir. Kokunun sürüldüğü her kişi amca için bir neşe kaynağıdır, kendisini çok mutlu hisseder.

Bir de iftar vaktine yaklaşıldığında apartmanın içini çok güzel kokular kaplamaktadır. Özellikle pilav kokusuna hayran olduğum için komşular eğer bu tarz birşey yapıyorlarsa eriyorum, bitiyorum. Yani neredeyse kapıyı çalıp “nerde pilav” diyecek potansiyeli görüyorum kendimde. Eğer kendi evimizdeyse zaten ocağın başına geçip defalarca kokluyorum ve kendimden geçiyorum :D

İftara sadece bir saat kala yollar da bir acaip oluyor. Sinirli dişicanlar veya kişicanlar gerilirken bir taraftan da enteresan kazalara tanık olabiliyoruz. Genelde araba kullanmayı yeni öğrenen dişicanlardan birisi ışıkta en önde beklemektedir. Işık yandığında ise arkadan gelen korna seslerinin gücü adına heyecan ile ablamız arabayı stop ettirme başarısına ulaşır ve trafik içinden çıkılmaz bir hal alır. Oruçlu iken küfür edilir mi sorusuna da bu esnada cevap bulabilirsiniz. Tabi ki edilir, hem de “ana avrat” seviyesinde. Ben değil babacanlar ediyorlar valla :D

Son olarak bizim evin yanında bulunan fırında her Ramazan ayında olduğu gibi bu sene de pide kavgaları kaçınılmaz olacaktır. Bazen şahit olduğumuz yumruklar bile konuşuyor bu kavgada. İtilip kakılmak ise olaya aksiyon katan bir başka mevzu. Birden fazla pide aldıysanız o kalabalığın içinden çıkıp kasaya varıncaya kadar elinizin yanmaması da kaçınılmaz olaylardandır. Onun için ben artık en az bir saat öncesinden pideyi alıp kendimi tehlikeden kurtarıyorum. O kadar azgın amcalar var ki ezebilirler mazallah :D

İftarda yeyip yeyip şişmeniz dileklerimle anacım, pai.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Dedikodu merkezinde 7 bıdı bıdı var
Sen de yap içinde kalmasın (:

Bu yazının RSS beslemesi. Yazının adresi ( URL )

  1. Senin istediğin yemekleri okurken öyle bi yutkundum ki sorma.Akşamı iple çekiyorum vallahi :D

  2. hamdi teravih namazı ile ilgili tespitlerin beni yardı (: Yemek konusunda bende Valide Sultana güveniyorum (: Bakalım görücez.. Kahvalt konusunda ise yazık diyorum sana sadece.. Sahur’da o kadarcık şey yenir mi evladım? Açlıktan ölücen gidicen :)

  3. Ben sahurda stoğumu iyi yaptım ama yine de acıkıyor insan. :) İftarı bekliyoruz…

  4. Öncelikle Allah kabul etsin. Bu yemekleri yapmak güzel de evde iki kişi olunca insan kalabalık ramazan sofralarını özlüyor içim burkuldu ya :(

  5. İyiydi hoştu ama dün akşam yemeği çok kaçırınca 3 tane maden suyu bile vız geldi :)

  6. Bende açım, ama sigara daha önemli :) Aboo az önce soğuk bi su gördün yanlışlıkla, canım nasıl çekti :(

  7. Ramsen 21.9.2007 tarihinde demiş ki

    Güzel bir yazı olmuş ama bir uyarı yapmadan geçmeyeyim dedim.

    İsteyerek yemek kokusunu derin derin içine çekmek orucu bozar !

    Allah şimdiden kabul ve daim etsin.



Dedikodu Yap


Bu sitedeki içerik Hamdi Yaman'a aittir.Kapkaç yapan varsa bir boy fotoğrafını mail adresime göndersin.Dövebilecek gibiysem zamanı ve mekanı bildiririm.Bu tema h-yaman tarafından çizilmiş Yakuter tarafından kodlanmıştır.Ham madde olarak Wordpress kullanılmıştır