Görgüsüzlük

Görgüsüz diye tabir edilen insanlar vardır. Bunlar halka açık yerlerde her daim bulunurlar. Kapalı alanlarda da bulunmaları yüksek bir ihtimaldir. Kimisi parasıyla, kimisi tipiyle görgüsüzlük yapar. En büyük görgüsüzlükler okumuş cahiller tarafından yapılmaktadır. Bu tiplerin rastladığım özelliklerinden bazılarını paylaşayım.

Continue reading

Converse Yırtılınca

Geçen sene yaz başında, oks sınavının yapıldığı gün olan 8 Haziran tarihinde Converse ile tanışmıştım. Hatta buralarda da söylemiştim yaşadığım hazzı. Fakat aradan iki ay geçmeden ayakkabının hataları oluşmaya başladı. Yanları azar azar açılmaya başladı. Normal geldi ilk başlarda ancak sonra tamamı açılınca normal olmadığını gördüm. Son olarak da geçtiğimiz günlerde her iki çiftin de aynı yeri delindi, daha doğrusu yırtıldı.

Continue reading

Kiralık Katil

Yılın son gecesinde çok orjinal bir rüya görmesem olmazdı zaten. Hani herkesler gibi sevgilimle el ele tutuşup gezdiğimi görsem, beyaz atlı prens olsam hadi onları geçtim en azından normal birşey görsem yine sorun çıkmayacak. Rüyalarım ya gerçekle ilişkilendirilmiş oluyor ya da çok aksiyonel bir biçimde yansıma yapıyor.

Continue reading

2008 Özetim

Bir önceki yazımda nasıl ki 2009 hedeflerimden bahsettiysem 2008 yılının da bir özetini ve değerlendirmesini de yapmak lazım. Özeti hem blogum açısından hem kişisel açıdan ele aldım ki kişiliğim bloga tam otursun, otursun da kalkmasın diye 🙂 Bu arada üst resmi de her seneki gibi janjanlı bir şekilde yılbaşına hazırladım, cümlemize hayırlı olsun.

Continue reading

2009 Hedeflerim

Bu yılbaşına doğru geçtiğimiz yıllardan farklı olarak birkaç hedef koydum kendime. Gerçi şu ortamda hedeflere ne derece ulaşılabilir burası da tartışılır ama hedefsiz de birşey yapılmıyor. Geçen yıllarda hep geride bırakıyor olduğum yılların değerlendirmesini yapmışım. Arşivler bunu söylüyor. Bu yıl ise farklı olarak hedefler ve beklentilerden bahsedeyim kendi adıma. Continue reading

Soğuk Bir Kış Manzarası

Kışın muazzam soğuklarında elektrikli battaniye kullanmayanlar bilirler ki gece yatağa girildiğinde yaklaşık 3 dakika kıpırdamadan yerimizi ısıtmaya çalışırız. Yavaştan ısınmaya başlar fakat ısınmayan yerlere ayağımız değdiğinde müthiş bir irkilme ile karşı karşıya geliriz. Sonra o alanları da ısıtmaya çalışırız usul usul. Nihayetinde uyku bastırır ve güzel rüyalar görmek üzere uykuya dalarız. Rüyada 150 kiloluk devasa bir ablanın kovalaması da olasıdır böyle soğuk gecelerde. Sabah kalkıldığında ise yataktan çıkmamak için var gücümüzle direniriz. Ama anneler hep galip gelir, yorgan üstümüzden alınıp soğukla biz yüz yüze kalırız.

Continue reading

Otel ve Seminer Macerası

Pazar gününden bu yana yazamıyorum çünkü işimle ilgili bir seminerden dolayı şehir dışındaydım. Aslında il sınırları içinde hatta il merkezinde ancak seminer dedin mi akan sular duruyor. Giderken kendimi bile zor toparlayabildiğim için herhangibir not bırakamadım buralara. Hani en azından gittiğim otelde yazarım diye düşündüm. Maalesef o da olmadı.

Continue reading

Pazar Gününe Dair

Pazar günlerini son iki senedir çok severim. Önceden pazar gelince yapacak birşey olmayıp hep bilgisayarın başında sanallaşıp uzak diyarları giderdi kafam. Eğer bilgisayar başında olmazsam da muhtemelen aile tarafından seçilen bir alışveriş merkezinde saatler öldürüp kendimi tırlamardım. Diğer insanlar tatilde dinlenirken ben aslında yorulmak için elimden geleni arkama koymamış oluyordum.

Continue reading

Evde Durumlar

Akşam havayı normal seyrinde bırakıp sabah uyanınca yağmurla uyanırsanız ilginçtir, tuhaf gelir insana. Bunda tavuk gibi erkenden yatmanın etkisi de çok büyüktür. Şişmiş gözlerle, uykulu uykulu caddeden gelen arabalara bakıp “aaa bak bu suyu az sıçrattı” demek gerçekten daha uyanılmadığının göstergesidir. Böyle kurgularla yaşayan bir insanın üzerine sabah vakitlerinde pek gidilmez, asabinin kralı olunabilir.

Continue reading

Yaşıyorum…

Uzun bir arayışın ardından hayırlısıyla ney kursuna başladık Taha ile birlikte. Şimdilik daha doğrusu neylerimiz gelinceye kadar ses çıkartma olayını kaval üzerinde deniyoruz. İkisi arasında bir delik farkı var diyorlar. Biz de en üst deliği elektrik bandı ile kapatıp ney yaptık şimdilik. Ses çıkarma olayına gelince bu tür konularda pek yetenekli olduğum için tek hamlede sesi çıkarttım. Her ne kadar uzun süren üfleyiş işlevinin ardından “tüpüm bitse de” ayağa kalkınca yerdeki parke taşları dönse de bu iş olacak 🙂

Continue reading