Aslında Buralardayım

Yazı yazamıyorum ama neredeyse büyük vaktim internet ile geçiyor. Sabahın ilk saatlerinde kafamın içinde tilkiler olmadığı için derslere bakıyorum ki sınıfta kalmayayım, milletin diline düşmeyeyim diye. Aslında iyi de oldu. İlk defa bir sınavın çalışmalarına bu kadar erken ve ciddi başladım tek başıma. Oldukça iyi yerdeyim konularda ve iyi olacak sınavlar.

Continue reading

Kendimden Haberler

Ne zaman cihazın başına oturup bloguma birşeyler yazmaya başlasam babam arkadan ses edip iş veriyor. Kendisine nasıl denk getirdiğini sorsam mı diye düşünüyorum.  Neyse ki şimdi kendisinin yakınlarımda olmadığı bir anı bulup kendimden bir haber vereyim, hayatta olduğumu bildireyim dedim. Gerçi zaten Friend Feed‘de gün içinde kendimden ara ara haberdar ediyorum.

Continue reading

Çılgın Tedaş

Az önce Tedaş’a fatura yatırmaya gittim. Sırada bekleyenler, esneyenler, uyuyup horlayanların akustiğinin yanında çalışanların da klimasız bir ortamda çalışmanın verdiği olumsuzlukla olan manzarayı bir kenara bıraktım. Nedeni ise sıra numarasının yazılı olduğu fişti. Fişte tarih 22/01/2020 ve saat 22:30 olarak görünüyor sıra numaram 281 olmasına rağmen önümde bekleyen 284 kişinin olduğu yazılıydı. Hep söylemişimdir bu Tedaş çok çılgın kurum diye (: Fotoğrafını yazının devamında görebilirsiniz fişin.

Continue reading

Farkına Vardıklarım

Dün balkonda çay içeriken fark ettim mahallemiz sanki Türkiye’nin dört bir yanına elektrik dağıtımı yapıyorcasına direkler ve tellerle dolu. Tüm mahalle ve sokaklarda tellerin yer altına alınıp bizim mahellemizin es geçilmesini tüm uzuvlarımla kınadım. Asıl fark ettiğim ise bu direklerin herbirinin dibi mesken olarak kullanılıyor. Marketçi fazla gelen eşyalarını direğin dibine koymuş. Arka sokakta gördüm teyzeler çamaşır sermek için kullanıyorlar. Aslında bunlar çok fonksiyonlu olup metal ve beton türleri mevcut.

Continue reading

Sözde Diyet

Kimi görsem rejimdeyim diyor. Bu vatandaşları nerede görsem birşeyler yiyor ve içiyorlar. Hele ki dişican grubu tam evlere şenlik. Rejim menüsüne birebir uyup evlerde yapılan günlerde tabakta ufak kırıntı bile bırakmıyorlar. Sonra da aslında ben şişman değilim de kemiğim kalın da sinek üstüme işedide vs. gibi acayip bahaneler buluyorlar. Durmadan yiyerek monitörüm gibi “wide” bir görünüme sahip oluyorlar. Yiyorsun madem inkar etme. O kocaman vücut herhalde kemikten değildir.

Continue reading

Hayattan Karelerim

Ablamı da internette sosyal bir kişilik yapma çabaları ile devam eden hayatımın bu bölümünde oldukça yorgun olduğum gözleniyor. Uzun çok uzun zamandır bu kategoride kendime ait, günlük yaşantıdan yazmamanın verdiği gaz ile şöyle kendimden milleti bir haberdar edeyim dedim. Aslında buraya günlük yaşantıdan yazmamamın tek sebebi Friend Feed ve Twitter denen icatlardır. Kendileri benim buraya yazacağım şeyleri gün içinde oralara karalamamı sağlıyorlar. Neyse hayatım bunlardan ibaret değil.

Continue reading

Yaza Giriş

Sınavları nihayet geride bırakıp yaz moduna yavaş yavaş giriyorum. Yaz modunda internet hayatımı düzene koymaya yönelik projelerim var. Mesela çok kısa bir zamanda yeni bir blog projesi ile karşınıza çıkmaya hazırlanıyorum. onun yanında yeni tasarımlar ile de aynı şekilde karşınıza çıkacağım. Bunların yanında içerikleri bir düzene de koyacağım elbette. Son yazılarımda her ne kadar günlük yaşamı bırakmış olsam da ilerleyen günlerde yeniden bu tarz yazılara yer vereceğim.

Continue reading

Hayattan Kareler

Hergün onu görüyorum. Her gördüğümde içimde birşeyler kabarıyor. Aklımı başımdan alıyor. Özellikle bacakları ve kalçası çok hoş görünüyor. Önümden her geçtiğinde aklıma türlü türlü şeyler geliyor. Yağmurlu günlerde ıslak ıslak dolaşması daha ayrı birşey. İrice bir vücudu var. Ah bir de ulu orta yere pislemese çok daha güzel olacak ama ne yapalım ona da şükür. Hergün işyerinin önünde dolaşan bu horozu birgün kesip yersem kimse şaşırmasın. Sahibi varsa, önlemini alsın. Ben ömrümde böyle büyük ve etli bir horoz görmedim. Az önce önümden geçerken fırında ızgarasının güzel olacağını aklımdan geçirdim :)

Çöplük Klasörü ve Akıbeti

Normalde bilgisayar masaüstüm oldukça düzenli olup çeşitli çevrelerden taktir toplamıştır. Ancak her zaman bu durumu koruyamıyorum. Her genç internetçi gibi benim de arada sırada karışabiliyor. İndirilen dosyalar, mp3ler ve diğer materyaller karıştırabiliyor ortalığı. 3 veya 4 ay önce bu karışıklığı giderip “birkaç gün içinde düzenlerim nasıl olsa” mantığı ile oluşturduğum yeni klasörün adını “çöplük” koydum. O çöplük klasörüne dün akşam baktım ki 18,4 GB olmuş :D Acil bir operasyon ile klasörün içini düzenleyip herşeyi yerli yerine koydum. O klasörü de bir daha hiç oluşturmamak üzere geri dönüşüm kutusuna gönderip üstüne sifonu çektim. Mutlu muyum? Evet :)

Tadilatın Ardından

İşyerinin tadilatta olmasından ötürü yaklaşık 3 haftadır sanal alemin derinliklerinde pek görünemedim. Bloga yazı yazmayı bir kenara bıraktım, yorumları bile onaylamaya vakit bulamadım. Sabahın köründe gidip dönülmez akşamın ufkunda eve geliyordum. Eve geldiğimde yatağın yolunu zor buluyordum. Neyse ki bitti. Artık yerleştirme işini yapıyoruz. Hatta onu bile bitirdik sayılır. Bundan sonra buralardayım. Tadilat demişken edindiğim tecrübeleri de söylemezsem olmaz.

Continue reading