yürümeyi öğrendi, sıra koşmaya geldi!
24Mayıs2008

Hayatın Akışı

Bu yazıyı paylaş

Sabahın köründe yapılacak en güzel sosyal aktiviteler ya ders çalışmaktır ya tema çizmek, müzik dinlemektir. Ya da bunların hepsini yaparak Nescafe’nin 3′ü bir aradasını sollarken nanik yapmaktır :) Her ne kadar Vista’nın mavi ekran hatasına alışamasam da, tam temanın en önemli kısmını çizip oh be dediğim anda bilgisayar yeniden başlasa da, herşey kaybolsa da hayat güzeldir, sevilesidir. Kontörünüz de varsa hayat size en güzel kıyağını yapmış demektir.

Hayatın akışına bıraktım birkaç gündür kendimi. Eve ölü gibi geldiğim için akşam erkenden yatarken sabah yaşanan kalkma sahneleri evlere şenliktir. Aile fertleri beni kaldırmayı alengirli bir iş olarak görmeye başladı artık. Her sabah kendimi bir savaşın içinde bulan ben, yorganımı çekerek, yastığımı alarak vs. vs. güç gösterilerine mükemmel bir direniş gösteriyorum. Fakat şunu biliniz ki her direnişin sonunda kendimi hane halkının ellerinde buluyor, banyonun önüne sert bir inişle karşılaşıyorum.

Şu Show Tv’de çıkan bir program var; Var mısın Yok musun diye. izlediğimi bir kere gören varsa yemek ısmarlarım ona. Ancak gel gelelim insanlar ismimi öğrenince hep aynı espriyi yapıyorlar. Gerçi espri olduğunu sanıyorlar. “Hamdi Bey sen misin yoksa” şeklinde bir acayip beyan içinde bulunuyor bu insanlar. Aklımdan ise şöyle sol közünün kaşının çatısının ortasına okkalısından birşeyler hediye etmek geliyor da neyse…

Yediğim yemekler, pastalar, börekler ve sayamayacağım kadar muhtelif yiyecekler ile beslediğim kendime en sonunda bir kilo aldırmayı başardım. 69 olan ibre 70′e kadar çıktı. Bu sefer oldu :) Zaten yüzümde gözümde bir dolgunluk hissediyordum birkaç zamandır. Artık yeni hedeflere yelken açma vakti geldiğine inanıyorum. Ha bir de geçen gün Deniz Twitter’dan yazmış eve misafir gelmiş, pastaları aşırmak için kendimi hazırlıyorum diye. Kendisine bu konuda yardımcı olabileceğimi, tecrübeli olduğumu söyledim. Fakat Deniz elinden lolipopu alınacak çocuklar gibi tırsarak “gel tabi..ama senden bana kalmaz ki?” cevabını verdi.  Bu da en az bu yazı kadar ilginç bir cevaptı :)

Hayat beklenmedik anlarda beklenmedik nanikler yapabiliyor. Aman dikkat diyorum. Yaşadım, gördüm, bildim falan filan… Hadi hayırlara karışın…

Bu yazı tarafından yazılmış olup bugün 33, toplamda 5556 kez okunmuştur.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz

yollanıyor, lütfen bekleyiniz..
  • 24.05.2008, 09:48

    Hamdi bey demek. :D Yakında bunlar iletişimden ulen hamdi yarışmacılara daha fazla para ver demeyede başlar.. Bende Ankara ya geldiğimde aşti’de bi kız hamdi senmisin demişti bana. (:

  • 24.05.2008, 09:48

    @henster, abi neden benim telefon numaramı vermedin kıza :) Çok ayıp :)

Bu yazı için toplam 2 yorum yapılmıştır..
Facebook ile takip etTwitter ile takip etFlickr ile takip etFrienfeed ile takip et
RSS

Kategoriler

Son Yorumlar

Twitter

Google Friend Connect

Görülesi Siteler

Pcnet Dergisinden Tanıdığımız Cem kardeşimizin bloguCenk Akyıldız'ın bloguYazılarını takip ettiğim Hakan Demiray'ın BloguFatih Hayrioğlu'nun Not DefteriUmut Benzer'in GünlüğüYardımsever, hayırsever şahsiyet Erhan

İstatistikler

h-yaman.com üzerinde 1,458 yazı, 6,888 yorum ve 1,660 farklı yorum yazarı bulunmaktadır.
Bu günlükte yazılan her bir harfte alın terimiz olduğu için izinsiz kopyalanmasını şiddetle kınıyoruz ve bunu yapanların iki cihan saadetinden uzak olmasını, çişini yapamamasını ve manita bulamamasını niyaz ediyoruz. Ayrıca günlüğün hamuru Wordpress ile yoğrulmuştur.