Birkaç aydır hayatımızı yangın yerine çeviren COVID-19 salgınıyla ilgili gereğinden fazla senaryo okudum. Bunu Çin’in çıkardığından tutun da Amerika’nın çıkardığına kadar… Hepsi de mümkün. Bana göreyse bu bir testti. Koca koca şirketlerin, iri yarı devletlerin, teknoloji devlerinin, “dicitalleştik” diyenlerin imtihanıydı. Sonuç olarak çoğu sınıfta kaldı.

Evde outlook’tan forward yapmayı, oturduğu yerden dizüstü bilgisayarından fatura kesmeyi dijitalleşme zanneden embesil sürüleri dijitalleşmenin bu olmadığının farkına vardı, zaten öyle de değildi. Adam çıktı Endüstri 4.0 dedi. Bilgisayar üretime öbek öbek katılacak dedi.

Sonuç mu? Hiçbiri olmadı. Üretim bileşenleri temin edilemedi, fabrikalar üretime ara verdi, havalı jöleli holdingler panik yaptı. Kıytırık Excel’deki grafikler analizler çöp oldu, burnunun dikine hedefleri kullanılmış mendil edasıyla kenara attı virüs. Hepsi sınıfta kaldı. Dijitalleşme aslında bu değilmiş dedirtti.

Dijitalleşme neydi peki? O ateş ölçerlerin barkod okuyucu gibi bip bip ateşleri ölçtüğü, üretimde robotlar hareket ettiği için ara verilmeden, ara malzeme sıkıntısı çekilmeden devam eden bir düzendi. Yoksa evden oturup Excel’i biz de açıyoruz, e-fatura falan… Kalın sağlıcakla.

Author: Hamdi Yaman

1987 yılında gözlerimi açtığım şu küçük dünyada 2006 yılından bu yana blog yazıyorum. İnternet dünyasının bugünü ve yarını hakkında her zaman ilgili olmuşumdur.

Bir cevap yazın

*