Bloglama konusunda tercihiniz nedir?

Sonuçları Göster

  • fulya ii geceler komik kardeşim google dan...
  • Gafoloji Güzel yazı olmuş emeği geçen...
  • enver sabahları kalkar kalkmaz insanın...
  • Pardus007 anneler hep haklıdır....
  • salih çalışın hocam çalışın ... google...
  • henster Converse ve renkli iç çamaşır...
  • yakup ''Mutlaka ama mutlaka sezon-1,...
  • musa bende senin gibiyim cola dayanmıyo bize...
    Herkesin sizden iyi bir şekilde söz etmesini mi istiyorsunuz?Öyleyse kendinizi övmeyin.

    Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

  • Şu an sitede 9 kişi bulunmakta
  • Aynı anda en cok 97 kişi sitede bulunmuş
  • Toplam ziyaret sayısı 1452822
  • 974 yazı mevcut
  • 5019 yorum mevcut
  • 940 farklı isimden yorum mevcut

h-yaman.com,Hemen Host sunucularında barındırılmaktadır.

Pardus... Özgürlük İçin...
Creative Commons License
eXTReMe Tracker

09

Ocak
2008
Kategori : Umumi | Bıdı bıdı var
Toplam Okunma: 1144 | Bugünkü Okunma: 3

Uzun zamandır bankalarla ilgili bir yazı yazmak istemiştim. Fakat araya giren diğer konular ve aklımda daha tam oturtamadığım cümlelerden dolayı bugüne kadar sarktı. Yaşı 20′ye ulaşan ya da üstünde olan çoğu kişinin bir banka hesabı mutlaka vardır. Kendisinin olmasa bile yakın çevresindeki insanların birine ait bir hesap mutlaka vardır. Bu hesap birikmiş paraları saklamak için ya da diğer işlemler için mutlaka kullanılır. Buraya kadar herşey güzel. Bu kısımdan itibaren bankaların aslında ne kadar “uyanık” olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Yeni bir hesap açtırdığımızı varsayalım. Bu hesabı da bir yıl süre ile kullanmış olalım. Bir yılın sonunda hesabınızda para olsun ya da olmasın banka sizden 100 YTL’ye yakın “hesap işletim ücreti” adı altında bir para kesiyor. Eğer hesabınızda para yoksa yatırdığınız anda bu ücreti sizden kesinti olarak alıyor. Düşünün o kadar para biriktirmişsiniz ama tutup sizin emeğinizden dünyanın parasını kesiyorlar. Milyonlarca müşterisinin olduğunu varsayarsak çok fahiş rakamlar ortaya çıkıyor.

Cebimize koyduğumuz kredi kartları da aynı pozisyonda aslında. Kredi kartı ekstresini dikkatli incelediğimiz taktirde kart içinde buna benzer bir ücretin kesildiğini görmek mümkün oluyor. Kredi kartını cebimize zorla sokarlarken “efendim kart ücreti almıyoruz” kelimelerini sarf ediyorlar fakat ücret yine kesiliyor. Yalnız bir noktaya dikkat çekmek istiyorum; bankayı arayıp müşteri hattındaki vatandaşa hesap sorduğunuz taktirde almak zorundayız diyorlar. Buraya dikkat “kartımı iptal edin o zaman, kapatın” dediğiniz anda banka U dönüşü yapıyor ve tamam bu sene almayalım o zaman diyorlar. Ne kadar gülünç değil mi?

Kredi kartı demişken bir de faiz işletimine vurgu yapmak istiyorum. Kredi kartı başvurusuna aylık geliriniz yazan kısma bizim zihniyeti geri vatandaşlarımız yüksek rakamlar giriyorlar ki limiti yüksek bir kredi kartı gelsin. Evet limiti yüksek kredi kartı geliyor mesela 10.000… Vatandaşımızın aylık geliri ne kadar? 1000 YTL. Bu duruma güler misiniz ağlar mısınız? Hadi onu da geçtik. Kredi kartı ekstresinde kocaman yazan asgari tutarı yatırıp faiz ödemeye alışık olan da bizleriz. 1000 YTL olan borç zamanla katlana katlana oluyor 10.000 YTL. Ha bir de zamanında borcunu ödeyen müşteriler de vardır ki banka aslında bu tür insanları hiç sevmez. Neden? Çünkü hiç faiz alamıyor.

Son dönemlerde revaçta olan bir diğer finansal olay da banka kredileri. Banka kredisi, bankaların vatandaşa yüklü miktarda verdiği parayı faizini koyarak tahsil etmesine deniyor. Mantık olarak tefeciden hiçbir farkı yok aslında bankanın. Hatta ben kendi deyimimle bankaya “yasal tefeci” adını veriyorum. Krediler son günlerde patladı neredeyse. Bu durum ekonomiye de kötü etki ediyor. Vatandaş banka kredilerine aldığı maaşa bakmaksızın dahil oluyor. Sonra harcayacak parası dahi kalmıyor. Bu da ekonominin belli bir noktada kitlenmesine neden oluyor. Vatandaşımız 1000 YTL maaş alıyorsa gidip bir araba alıyor. Aylık ödemesi 600 YTL. 400 YTL ise ev ihtiyaçları, kira ve diğer giderlere nasip olacak. Hem de günümüz koşullarında. Ödemediğiniz zamansa banka direkt haciz ile malınıza mülkünüze el koyuyor.

İşyerleri için de bankalar birer ortakçıdır aslında. Reklamlarda bol bol çıkan Bonus Puan, World Puan, Maxi Puan gibi terimleri mutlaka duymuşuzdur. Bunlar tüketicinin kredi kartı ile yaptığı alışveriş sonrasında bankanın karta yüklemiş olduğu puanlara deniyor. Bu puanlar daha sonraki alışverişlerde beleş niyetine kullanılıyor. Ve hepimiz sanıyoruz ki o puanları banka kendisi veriyor. Yakından alakası bile yok. Bankalar hiçbir zaman kendi ceplerinden tüketiciyi ya da üreticiyi (satıcıyı) düşünen ataklar yapmıyorlar. Banka, sözde verdiği puanı üye işyerinden çatır çatır alıyor. POS hesabına aktarılan paradan da anlaşmasına göre verdiği hediye puanı, hesap işletim ücretini, pos kirasını bir güzel alıyor. Yani işin özeti banka hiç çaktırmadan iş yerine de ortak olmuş oluyor.

Tüm bunları gördükten sonra sanırım bankaların nasıl para kazandığını daha iyi anlamışsınızdır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Dedikodu merkezinde 10 bıdı bıdı var
Sen de yap içinde kalmasın (:

Bu yazının RSS beslemesi. Yazının adresi ( URL )

  1. Kardeşim bankacı. İlk duyduğumda şok olmuştum. Ama zaman içinde doğru olduğuna kendim de şahit oldum. Ama alınan o kart ücretleri vs leri geri alabiliyorsunuz. Örnekleri var günlük hayatta. Ama en kolayı kredi kartınızın olmaması.

    Sahi sizin kredi kartınız yok mu?

  2. @BatoR; hesap işletim ücretini alamıyorsunuz ama kart ücretini ısrarcı olursanız veriyorlar.

  3. inanın tefeciler bankalardan daha namusludur… en azından söz senettir orada. hak gözetilir. banka her bulduğu boşluktan yararlanmak istiyor. kart ücreti alıp da ısrarcı olunca geri vermek ne demektir yahu? milleti resmen kaz yerine koyuyorlar.

    ailem ticaretle uğraşmasına rağmen bankalarla neredeyse hiç muhatap olmamaya çalışıyoruz. havaleleri bile PTT havalesi ile yaptırıyoruz. düşünün 20 liralık bir havale için bile 5 lira kesinti yapıyorlar..

  4. Yazdıklarınızı toplam 5 madde olarak özetlersek eğer;

    1. hesap işletim ücreti
    2. kart ücreti
    3. kredi kartı kullanımı
    4. kredi kullanımı
    5. pos kullanımı

    Bu 5 maddenin ilk ikisi hakkında yazdıklarınıza tamamıyla katılıyorum. Her ikisi de tamamen bankanın işgüzarlığıdır. Sesimizi çıkarmadıkça çok daha kötüleriyle de karşılaşacağımıza inanıyorum. Diğer maddelere gelince;

    Maaşını yüksek gösterip yüksek limitli kart alan, parayı harcadıktan sonra da, borcunu ödeyemeyecek duruma gelen kişiler için bankalar mı suçlanmalı? Kontrol mekanizması birey bazında mı, yoksa banka nezdinde mi kurulmalı?

    Bankacılarla tefecileri aynı kefeye koymuşsunuz. Bankaya borcunuzu ödemediğinizde en fazla malınızı kaybedersiniz. Tefecide neler kaybedebileceğinizi tekrar bir düşünün. Ayrıca tamamen seçimlik bir durum olan kredi alma işlemini sanki bir şekilde kredi almak şart koşulmuş gibi yazmışsınız. Hesabını kitabını iyi yap ona göre kredi al. Bu kadar basit bir denklem.

    Son olarak üye işyerleriyle ortak düzenlenen puan ya da taksit kampanyalarında dediğiniz gibi meblağın bir kısmı üye işyerinden alınıyor. Fakat bu ilişki karşılıklı çıkar ilişkisine dayanıyor. Bankalar kimi zaman kendi kredi kartları tercih edilsin diye ekstra taksit imkanları sunuyorlar, örneğin bunların üye işyerlerine ekstra bir yükü olmuyor. İşyerleri de daha fazla satış yapabilmek için -yani tamamen rekabet ile alakalı bir seçenek- bankalarla bu anlaşmaları yapıyorlar.

  5. Bankalar kazanıyor inkar etmeyelim.. Bankalar hatta dünyada en iyi Türkiye’de kazanıyor…. Durum böyle olamasaydı bütün dünya bankaları bu Türkiye pazarından bir pay kapmak için birbirlerini çiğnemezlerdi…

    Havale, çek provizsyon gibi işlemelerden yüksek miktarda para elde ediliyor. Onu geçtim bazı bankalar artık internet şubelerinden bile EFT yaparken masraf kesiyor.

    Hesap işletim ücreti bence en haksız elde edilen işlemlerden biri… 100 YTL demişsin, hangi banka bilmem ama o çok fahiş bir rakam sanki ben bugüne kadar maksimum 50 YTL yıllık duydum 25-25 iki taksitle alınan. Bir banka 100 YTL alırsa hesabımdan onun boğazına yapışırım :)
    Bankalar sizin vadesiz mevduat hesabınızda duran paradan da para kazanıyorlar. Ve buna rağmen sizden hesap işletim ücreti alıyorlar. Siz banka hesabınızda vadesiz mevduat olarak 200YTL barındırın, sene sonunda o 200YTL aynen duracaktır, üstüne üstlük içinden masraf kesilmiş olacaktır senelik olarak 150 YTL’ye düşecektir.

    Ancak banka bu 200 YTL’yi hiç bir zaman kasasında saklamaz. Bunun bir kısmını devlet güvence olarak belirlenen reeeskont miktarı neyse Merkes bankasına yatırır. Bu da düşük bir miktardır şu anki oranlarda 200 YTL için 50 YTL eder. Geriye kalır 150 YTL. Onu da banka gecelik repolarla değerlendirir, paranıza paraq katar, karını kendine alır… Bu durumda sizin 200 YTL’nizden yılda 50 ytl masraf alır, üstüne üstlük bir yıl boyunca ne faiz kazandıysa kendine katar.

    Bu yüzden paralarınızı uzun süreli duracaksa, az bir miktar olsa bile Fonlar’da tutun…

  6. Bahsettiğinz durumların birkaçı sadece özel bankalarda mevcut. Diğerleri safsata…

    Ayrıca tefeciden para alın ve ödemeyin sonucuna bakın. Adamın karısını alıyorlar be elinde.

    Tam olarak bilgin olmadan bu tip yazılar yazmamanı öneririm.

    Devlet bankalarıyla çalışın içiniz rahat olsun. Bankaların tüzüklerini de okuyun ayrıca.

  7. @Çağatay, banka sektöründe çalışmasam da banka sektörü ile iç içe olan bir sektörde çalışıyorum ve eğitimim de yine çok yakın bir bölümde. Bilgim olmasa zaten yazmazdım. Özel bankaların tamamında bu durumlar mevcut. Sadece birkaçı değil! Ayrıca devlet bankalarının da yine aynı kuralları uyguladığını biliyoruz. Tek fark devlet bankasında bireysel hesabınız varsa biraz daha insaflı davranılıyor. Eğer ticari hesabınız varsa aynı koşullar orada da geçerli. Son olarak iki banka dışında kaç tane devlet bankası kaldı ki?

  8. İşte bütün sorun son bahsettiğin durumdan kaynaklanıyor ya zaten. İktidar biraz akıllı olsa. Özelleştir özelleştir nereye kadar…

    Benim de ebeveynlerim (evet ikiside) emekli banka müdürleri. (Kapatılan emlak bankası)

  9. Ben de size soruyu şöyle sormak istiyorum:

    Kaç tane TÜRK bankası kaldı bileniniz var mı acaba? En azından Q hissesi Türk işadamı veya Türk firması yönetiminde olan gerçek Türk bankası kaç adet biliyor musunuz?

  10. On Bağlantı #13…

    Maşallah iki haftalık (20 tane) yazı çıkardım. Eledikten sonra aşağıdakiler kaldı:

    Bağlantı #131: Emir Alp’ten CarrefourSA’nın yaptığı alenen sahtekârlık hakkında bir yazı. Tansaş böyle bir olay olduğunda müşterinin gördü…



Dedikodu Yap

*
Bu bölüm gereksiz yorum gönderimini engellemek için eklenmiştir.
Click to hear an audio file of the anti-spam word


Bu sitedeki içerik Hamdi Yaman'a aittir.Kapkaç yapan varsa bir boy fotoğrafını mail adresime göndersin.Dövebilecek gibiysem zamanı ve mekanı bildiririm.Bu tema h-yaman tarafından çizilmiş Yakuter tarafından kodlanmıştır.Ham madde olarak Wordpress kullanılmıştır